30 Nisan 2008 Çarşamba

eşsiz bir roman önerisi...


BÜYÜCÜ - John Fowles

okumaya başladığımdan itibaren beni çok etkileyen, hiç bitmesin isteği uyandırmış, bittikten sonra da bi süre afallatmış bir roman ötesi... nerdeyse bütün kitap boyunca gerçek ve oyun hangisi diye sizi daldan dala atlatıp, durmadan "allah belanı versin conchis" dedirmiştir bana.

kitap ile ilgili bir tanımlama

john fowles'in essiz romaninin adidir. ilk olarak 1966 da yayimlandi fakat fowles 1977 de tekrar gozden gecirip degisiklikler yaparak yeniden yazdi. aslinda yazarin ilk romanidir yani "koleksiyoncu"dan once, yazarin yunanistanda ogretmenlik yaptigi siralarda yazilmis ama sonrasinda basilmistir. labirentimsi yapidadir ve bilmecelerle doludur. fowles bu yapitini tanri oyunu olarak tanimlar. 800 sayfalik dev ve olaganustu bir eserdir. fowles'in hayalgucune, tarih sosyoloji ve psikiyatri bilgisine kalemine hayran olursunuz. bas karakterlerden conchis ve nicholas'in guru-ogrenci iliskisinden okuyucu da golge ogrenci olarak nasibini alir. varolma, ozgurluk ve kendini tanıma kavramlari uzerinedir. buyucu sinemaya da uyarlanmistir fakat basarisiz olmus ve fowles tarafindan da begenilmemistir.
bkz. kitap
bkz. film

kitap ile ilgili okuyucu yorumlarından bir demet

okumaya başladığımdan beri, yazarından çok etkilendim, etkileniyorum, etkileneceğim. müthiş cümleleri, tanımlamaları mevcut. su gibi.hiç bitmesin istiyor insan. salıncakta rüzgara karşı usul usul sallanıp, hiç inmek istememek hissi uyandırıyor, içine kapılıp gittiğinizde...bitmesin o edebi sözler, bitmesin hiç büyülü cümleler.

uykuya dalma süreci gibi kitap. rüya mıydı, gerçek miydi, neydi...

okumadan önce zaten paranoyak olan bir insanı okuduktan sonra iyice paranoyak eden bir kitap. insan durmadan acaba beni deniyorlar mı, acaba oyun mu oynuyorlar diye düşünmeden edemiyor okuduktan sonra

Hiç yorum yok: